haberspot.com.tr

Sosyal fayda yaratmak şart! – Son Dakika Sürdürülebilirlik Haberleri

ContentsSİVİL TOPLUM GİBİ DÜŞÜNMEKORMANLAR MADENCİLİĞE FEDA EDİLİYORKOLEKTİFİN GÜCÜİKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDE EN ACİL ÜÇ MESELE – Çevresel sürdürülebilirlik yolculuğunuz nasıl başladı? Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nü bitirdikten sonra

Haber Spot
8 Dk Okundu

– Çevresel sürdürülebilirlik yolculuğunuz nasıl başladı?

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nü bitirdikten sonra Illinois Üniversitesi’nde (ABD) işletme yüksek lisansı yaptım ve The CocaCola Company’nin dünya merkezi Atlanta’da çalışma hayatıma başladım. Toplam altı sene Atlanta, Türkiye ve Viyana ofislerinde yöneticilik yaptım. Otuzlu yaşlarımın başında, girişimci olmaya ve hayalimin peşinden gitmeye karar verdim, eşimle birlikte Banyan Restaurant’ı kurduk. 15 sene devam eden bu girişimcilik dönemimin bir kısmında Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği’nde sürdürülebilirlikten sorumlu başkan yardımcılığı yaptım, yeme içme sektörünün atık ve karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen Yeşil Nesil Restoran hareketini başlattık. Heyecanla topluma katkı sağlayacak bir şeyler yapmaya çalışırken meğerse yeni kariyerimin yolunu çiziyormuşum. Proje ortağımız WWF (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ile bu vesileyle tanıştım ve sivil toplum kariyerim başladı. Restoran işlerini tamamen eşime devrederek yedi sene boyunca dünyanın en büyük ve köklü doğa koruma kuruluşu WWF’in Türkiye ofisinin CEO’luğunu üstlendim. Şimdi ise İyi Gelecek ile yolculuğuma devam ediyorum.

SİVİL TOPLUM GİBİ DÜŞÜNMEK

– Kurumsal yaşam, sivil toplum, girişimcilik. Tüm bu alanlar size çevresel sürdürülebilirlik özelinde neler kattı?

Ben öncelikle bu üç alanda kendi kendimize hayali silolar yarattığımızı ve bu silolarımızı kırabilirsek ancak ekonomik, çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği sağlayabileceğimizi anladım. Kâr maksimizasyonunu hedef edinmiş özel sektörün, sivil toplum gibi düşünebilmesi ve işlerine bütünsel bakabilmesi şart. Sivil toplumun da özel sektör gibi çoklanabilir, büyüyebilen iş modelleriyle çalışması gerektiğine inanıyorum, aksi takdirde taşıma suyla değirmen dönmüyor ve sivil toplumun etkisi zayıf kalıyor diye düşünüyorum.

– “İyi Gelecek” girişiminiz nasıl ortaya çıktı ve şu anda hangi projelere odaklanıyorsunuz?

Çocukluğumdan beri topluma faydalı olmaktan heyecan duydum. Mezun olduğum İzmir Amerikan Lisesi’nin mottosu “Öğrenmek için gir, hizmet etmek için çık” idi, biz bu vizyonla yoğrulduk. Bütün bunları düşündüğümde, hayatımın bu döneminde iyi gelecek inşa etmek için çalışmaya devam etmek istediğime karar verdim.

İyi Gelecek olarak çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik alanında durum tespiti, strateji ve hedef koyma, projelendirme, proje uygulama, ölçümleme, eğitim ve iletişim alanlarında, alanının en iyisi çözüm ortaklarıyla çalışıyoruz. Şu anda turizm sektörünün etkisini ölçümlediğimiz ve tarım alanında çok ihtiyacımız olan dönüşümü tasarladığımız projeler üzerinde çalışıyoruz.

– WWF Türkiye sürecinize dönmek isterim. Sizin için nasıl bir deneyimdi ve oradaki süreciniz şimdiki Aslı Pasinli’ye neler getirdi?

Sivil toplum bakış açısı benim dünyaya bakışımı değiştirdi. Evrildim, dönüştüm. Yurtdışı ayağında 100 ülkeden çok kıymetli insanlarla tanıştım, toplantılarına katıldım. Benim hiç kamu deneyimim yoktu, kamu ile yakın işbirlikleri kurduk, her türlü işbirliğinin mucizevi etkisini gördüm. Yurtdışı ayağı, belediye ve bakanlık toplantıları, özel sektör işbirlikleri, basın demeçleri, canlı yayınlar ve ekip yönetimi ile sivil toplum liderliği gerçekten çok farklı kaslarınızı devreye sokmanız gereken çok karmaşık bir rol. Ama bunu yapabildiğinizde de mucizeler oluyor, bunu görebilmek de çok güzeldi. Mesela büyük yangınlar zamanı iki gün içinde izinleri alıp fon yaratıp yurtdışından yangın helikopteri getirtip o zamanki Muğla Belediye başkanına teslim ettiğimizde birbirimize sarılıp ağladığımız an hayatımın en özel anlarından biriydi.

ORMANLAR MADENCİLİĞE FEDA EDİLİYOR

– COP29’da da yer alan biri olarak ülkemizin iklim karnesini nasıl buluyorsunuz?

COP 29’da Türkiye’nin hem halka açık olan “Yeşil Bölge”de hem de hükümetlerin temsil edildiği “Mavi Bölge”de büyük ve güzel standları vardı. 2053 yılına kadar karbon nötr olmayı taahhüt ettik ancak kömürden çıkış ile ilgili herhangi bir taahhütte bulunmadık. COP29’da ayrıca COP 31’e ev sahibi olmak için aday olduğumuzu duyurduk, COP’a ev sahibi olmak, sadece lojistik ev sahipliği değil, iddialı hedeflerle de öncü olmayı gerektiriyor, COP 31’e ev sahibi olma fırsatını değişim için iyi kullanabilmemizi umuyorum. Paris anlaşmasına seneler sonra taraf olduk ve Meclis’ten geçti, yine çok uzun zamandır beklenen yeni iklim kanunu da TBMM’den çıktı. Bunlar karnemizde iyi gözükebilecek konular ama İklim Kanunu’nda fosil yakıtlardan çıkışla ilgili bir hedefin olmamasını büyük bir eksiklik olarak görüyorum. Kâğıt üzerinde istediğiniz kadar kanunlarımız olsun, kesin korunması gereken ormanlar madenciliğe feda edildiği sürece karnede geçer not almak mümkün değil.

– Gündelik yaşamınızda çevresel sürdürülebilirlik ile ilgili neler yapıyorsunuz?

Evimde tüm geri dönüşebilir atıklarımı dönüştürüyorum, gıda atığımı kompost yapıyorum. Elektrikli araç kullanıyorum. Suyumu dikkatli kullanıyorum, çevre dostu temizlik malzemelerini tercih ediyorum. Evimden her zaman matarayla çıkıyorum, dışarıdan pet şişelerde su almıyorum. Tüm sebzelerimi İzmir tarafında tamamen ilaçsız olarak onarıcı tarım yöntemiyle üretiyorum. Artık çok daha az tüketiyorum, onarıp her şeyi tekrar kullanmaya çalışıyorum. Tamamen güneş enerjisi ile enerjisini üreten, suyunu arıtıp tekrar kullanan, yeşil çatısı olan, yağmur hasadını çatıdan toplayan bir emeklilik evim ile ilgili de hazırlıklarım devam ediyor.

– Son zamanlarda okuduğunuz, dinlediğiniz, izlediğiniz sizin için ilham olan kaynaklar nelerdir?

İzmir’de tarım yaptığım bahçemle ilgili çok heyecanlıyım. Yaban hayat bahçeciliği kitabı (Wild Life Gardening) okuyorum. Bu konu ile ilgili bol bol dinliyorum, MehmetMine Pakkaner hocalarımdan danışmanlık alıyorum. Ayrıca Micheal Obama’nın kitabını okuyorum, sansürsüz, gerçekliğini ilham verici buluyorum.

KOLEKTİFİN GÜCÜ

– Eğer bir bitki olsaydınız hangisi olurdunuz ve neden?

Arılara da insanlara da şifa veren lavanta olmak isterdim. Ben de topluma ve doğaya faydalı olabilmekten besleniyorum. Gösterişi yok öte yandan güzel bir enerjisi var. Ben de gösterişe değil, iyi enerjiye çok değer veriyorum. Ayrıca lavanta dayanıklı ve uyum yeteneği yüksek bir bitki. Ben de hayatımda hep konfor alanımdan çıkmayı ve tekrar tekrar yeni ortamlara uyum sağlayabilmeyi denedim. Lavanta tek başına güzel olsa da bir lavanta tarlası büyülü. Ben de başka lavantalarla birlikte çok daha güçlü olabildiğimi düşünüyorum, hayatımda gösterişsiz ama iyi enerjili lavantalarım diyebileceğim dostlarımdan ailemden oluşan kocaman bir lavanta tarlam ve bu tarlamı ziyaret eden arılarım var.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDE EN ACİL ÜÇ MESELE

İlk sırada tarım var. İklim değişikliği sebebi ile yaşanan kuraklık ve aşırı hava olaylarının yanı sıra bilinçsiz ilaçlama ile yok olan arılar, uğur böcekleri, doğadan alabileceğimiz hizmetlerin ilaçlarla karşılanmaya çalışılması tarım tedariği için ve sağlığımız için büyük tehdit oluşturuyor. Çiftçilerin damla sulamaya geçişi yüzde 100 desteklenmeli, ilaçsız tarım uygulamaları için seferberlik ilan edilmeli diye düşünüyorum. İkinci sıraya kaybettiğimiz ormanları koyarım. Yangınlarda ülkemizin büyük bir servetini kaybettik, iklim mücadelesindeki en büyük yandaşımız ormanlar. Bu yetmezmiş gibi hâlâ ormanlar madenciliğe feda ediliyor. Bir ağaç keserim 10 ağaç dikerim hikâyesinin asla karşılığı yok. Üçüncü sırada ise hâlâ fosil yakıtlara özellikle kömüre olan bağımlılığımız var. Kömür kaynaklı hava kirliliği sağlığımız için ölümcül, iklim değişikliğinin ana sebeplerinden için ancak hâlâ net bir kömürden adil çıkış yol haritamız yok.

Bu Makaleyi Paylaşın
Yorum bırakın

Bunlara da Göz Atabilirsiniz.

Yalı Çapkını’nın final bölümünde ne oldu? – Son Dakika TV Rehberi Haberleri

3 sezondur Star ekranlarında izleyicisi ile buluşan Yalı Çapkını 101. bölümü ile…

Haber Spot Haber Spot

Jose Mourinho futbolcuları geçti!

Fenerbahçe'de 9 ayda 8 kart gören Jose Mourinho, 23 oyuncusunu geride bıraktıJose…

Haber Spot Haber Spot

Hasan Küçükçetin kimdir? Sustalı Ceylan dizisinin Necmi’si Hasan Küçükçetin nereli, kaç yaşında, evli mi? – Son Dakika Yaşam Haberleri

Hasan Küçükçetin Yaprak Dökümü, Muhteşem Yüzyıl, Arka Sokaklar gibi dizilerle ekranlarındaki yerini…

Haber Spot Haber Spot
Abone Olanlar Okuyor

Mourinho derbi öncesi kampa girdi!

Tanju Özcan ‘kirli bilgiler geliyor’ dedi: Savcı ve bilirkişilere ‘baskı’ iddiası – Son Dakika Türkiye Haberleri

SON DAKİKA | Akdeniz’de korkutan deprem