“Bu kızım, bu damadım, alttaki oğlum, bir oğlum da öteki tarafta, yani torunum… Torunum, çocuğum dördü bir gittiler…”
Her köşede gözyaşı, her mezar taşının başında yitip gidenlerin hasretiyle yanan yüzlerce kişi.
6 Şubat depremlerinin yıldönümünde adres yine kabristanlar.
KAHRAMANMARAŞ’TA MEZARLIKLARDA ACI HAKİM
Kahramanmaraş’ta yaşıyorlardı, saatler 4.17’yi gösterdiğinde o deprem felaketiyle karşı karşıya kaldılar. Kimi hayatta kalmayı başardı ama onlar hayatta kalamadı. Depremin üzerinden 2 yıl geçti sevenleri bir kez daha onların yanına koştu.
O adreslerden biri Kapıçam Mezarlığı’ydı. Kimi evladını, kimi eşini, kimi ana-babasını, kimi ise tüm ailesini kaybeden acılı depremzedeler konuşmakta bile güçlük çekti.
“Kendi ailem, eşim, 3 evladım, kayınvalidem. Aynı acıyı yine yaşıyoruz. Allah kimseyi evladıyla sınamasın. Zor, çok zor…”
“Torunum 7 yaşındaydı… Özlemez olur muyum oğlum. Her gün ağlıyoruz…”
Ve depremin belki de en büyük hasarı bıraktığı çocuklar. Onlar da yakınlarının kabri başındaydı.
“Bu anne yarım, bu da kuzen abim. Onları çok özledim. Çünkü çocukluğumdan beri annem öldüğünden beri onunlaydım şimdi o da gitti.”
BİR DİĞER ADRES ADIYAMAN
Depremin en büyük yıkıma yol açtığı illerden biri de Adıyaman’dı. Kabristanlar, gözü yaşlı depremzedeleri ağırladı.
“2 yıl geçti ama acısı hala aynı. Acı hiç geçmez. Abimi, eşini, 4 yeğenimi kaybettik.”
Depremzedelerin en büyük arzusu ise unutulmamak.
“Benim unutamadığım şey o anki çaresizlik. Hiçbir şey gelemedi elimizden. Depreme alışmak yok ama önlem almak var. Unutulmasın burada yaşananlar.”